Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Caz müziğinin tanınan kadın vokalleri arasında yer alan Patricia Barber 15 Mart’ta yani yarın akşam Babylon’da.Patricia Barber içtenlikle şarkı söylediği gibi sorularımızı da aynı içtenlikle yanıtladı.

Raife Polat: Green Mill ile başlamak isterim…  Green Mill’in sahnesinin sizin için özel bir yer tuttuğunu biliyorum. Bir kulübe çalmakla salonda çalmak arasında nasıl bir fark var?

Patricia Barber: Green Mill Chicago’da ve muhteşem bir Chicago havasına sahip. Bir piyanosu, sahnesi ve ihtiyacım olan bir ses sistemine sahip. Yeni parçalarım üzerinde çalışabileceğim bir yer. Green Mill çok özel ve nadide bir kulüp ama hatırladığım kadarıyla Babylon da öyle. İkisinin arasında fazla bir fark yok. İyi ekipman ve iyi bir dinleyici kitlesi bu konuda can alıcı unsurlar; gerisi değişebilir. İçki servisi yapmayan büyük salonlarda da konser veriyorum ve o da harika oluyor. 

 

Raife Polat: Sizin her albümünüz benim için ayrı bir yolculuk oluyor. Fakat her birinde hiçbir değişmeyen tek unsur “modern cool tavrı”. Bir Cole Porter parçası ya da kendi besteniz… Bu konudan biraz bahseder misiniz?

İlk başladığımda kendi sesimi bulmaya çalışıyordum. Standart parçaları seslendirmek istemememdeki asıl sebep buydu. Bir kayıt cihazına defaten aynı parçayı okur, sevdiğim kısımları tutar, beğenmediklerimi silerdim. Daha sonra kendi parçalarımı yazmaya başladığımda kendi sesimi son derece net olarak tanıdım.  Şimdi hangi parçayı seslendirirsem seslendireyim benim sesimi tanırsınız. O parçanın benim vokallerimi ve piyano çalış şeklimi yansıtmasının yanında kendine özgü belirgin bir planlanarak yapılmış bir “Patricia Barber” aranjmanı olduğu anlaşılır.

 

Raife Polat: Bu durum aynı zamanda sizin caza olan yaklaşımınızı da yansıtıyor mu?  

Evet, sanırım çaldığım her parça beni yansıtıyor. İster rock müziğe gönderme yapsın, ister oda müziğine gönderme yapsın… Mutlaka beni yansıtır.

 

Raife Polat:  Farklı topluluklarla birlikte çalışıyorsunuz. Düzenli çaldığınız bir topluluk yok fakat tanıdığınız ve birlikte çaldığınız müzisyenler var. İstanbul’da Yavuz Akyazıcı size eşlik edecek. Konserlerinizde değil ama albümlerinizde hangi müzisyenlerle çalışacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

Kayıt yaparken daha önce çalışmış olduğum müzisyenlerle çalışıyorum ve düzenli olarak çalıştığım iki trio ve iki quartet var. Zaman zaman bir turneye ya da albüm çalışmasına işlerine saygı duyduğum bir sanatçıyı davet ettiğim oluyor. Benimle beraber bu trio’lardan bir tanesi İstanbul’a geliyor ve Yavuz da o gece bize eşlik edecek. 

 

Raife Polat:  Kenny Wenner ile yaptığınız çalışma mükemmel. Yakın gelecekte bu tip bir ikili ya da üçlü çalışmanız olacak mı?

Çok teşekkürler. Piyano çaldığımda ikili olarak çalmayı seviyorum. Başka bir piyanistle çalmanın lojistik sıkıntıları oluyor. Devasa bir sahneye ve iki tane 9 ft uzunluğunda piyanoya ihtiyacınız oluyor.  Bu ayarlaması son derece zor bir iş. Bekleyip neler olduğunu görmemiz gerekiyor. Giderek farklı topluluklarla çalma konusunda daha da rahat bir tavır sergilemeye başladım ve evet, solo, duo ya da trio farketmiyor. Yaz boyunca aynı zamanda kendi trio’mla beraber bir de saksafoncuyla beraber çalışacağım.

 

Raife Polat: Ders niteliğinde verdiğiniz performanslar hakkında çok fazla haber duyuyorum. Sizce müzik dünyasında nasıl bir farklılık yaratıyor? Ya caz dünyasında? İstanbul’da bunu yapmak istiyor musunuz? Sonuçta İstanbul’da geniş bir dinleyici kitleniz var.  

İstanbul’da böyle bir performans sergilemeyi çok isterim. Bu yetişkinlere müziği öğretmenin bir yolu – benim müziğimi ya da müziğin öğelerini. Konunun metnini yazmak benim için uzun zaman alıyor ve daha sonra yazdığım notların müzikal taraflarını şekillendiriyorum. Bir soru cevap kısmı oluyor. Çok özel bir performans ve çok ucuz değil. Genelde çok özel etkinliklerde yapıyorum; örneğin müzik yazarlarının bulunduğu ve 30 dakikalık performans istedikleri performanslar… Sizi yüksek duygulara taşıyan ve eğlenceli bir şey. Daha önce Bruce Lundvall ile POETRY Foundation ile özel bir etkinlikte New York’ta yaptık ve Lincoln Center’da özel bir etkinlikte de…

 

Hale Eryılmaz: Whiplash’I izlediniz mi? Sizce müzik akademide öğrenilebilir mi?

Evet. Eğer müzisyen müzikal yeteneğe sahipse ve disiplinliyse, müzik öğretilebilir.,

 

Hale Eryılmaz: Filmde öğretmen öğrencisine ailesinde herhangi bir caz müzisyeni olup olmadığını soruyor. Sizce caz müzisyeni aile üyelerinin bulunduğu bir aileden gelmek önemli mi?

Hiçbir yerde bir caz müzisyeninin yine caz müzisyenleri olan bir aileden gelmesi gerektiğini söyleyen katı kurallar yok ama bu çok yaygındır. Bir müzisyenin müzikle herhangi bir ilintisi olmayan bir aileden gelmesi nadirdir. Müzik yeteneği kesinlikle kalıtımsal olarak aile üyeleri arasında taşınan bir yetenek. Kanınızda vardır ya da yoktur. Arası yok.

 

Hale Eryılmaz: Sizce cinsiyet bir sanatçı, müzisyen ya da şarkıcı için belirleyici bir unsur mu?

Hayır. Sesin farklı olması önemli, o kadar.   

 

Hale Eryılmaz: Piyano çalarken nasıl bir beklenti içinde oluyorsunuz?

Piyanoyu enstrüman olarak çok seviyorum. Güzel bir enstrüman; birlikte geçirdiğimiz zamanda bana arkadaşlık ediyor olmasını seviyorum. Adeta bir sevgili gibi, ya da bir arkadaş…

 

Hale Eryılmaz: Şarkı söylerken kendinizden nasıl bir beklenti içinde oluyorsunuz?

Dürüstlük. Eğer içtenlikten uzak bir performans sergileyip işten sıyrılmaya kalkarsam dinleyici bunu anlıyor ve daha fazlasını istiyor. Bir şarkıcı kesinlikle içten olmalı. Aynı bir aktör gibi. Her ne kadar defalarca aynı sözleri söylemiş olsanız da zihnen orada olmalısınız.

 

Hale Eryılmaz: Cazı bir cümlede nasıl tanımlarsınız?

Daha önce ortaya çıkmış Afro-Amerikan ve Amerikan caz formlarına dayanan müzikal özgürlük.

 

Hale Eryılmaz: Sizi hayatınız boyunca etkileyen bir isim var mı?

Bach.

 

Daha fazla yazı yok
Lütfen bekleyin.

Bültenimize üye olun

Haber ve etkinliklerimizin bildirimlerini almak ister misiniz? Aşağıdaki kutulara e-posta adresinizi ve isminizi girin, ilk haberdar olan siz olun.
2017-07-24 04:26:41