Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Rüçhan Şahinoğlu’nun resminde zaman, resmini yaptığı sokak ışıklarının gölgesine tutunur. Mekan ise o gölgenin sahibi ışıkların, adressiz boşluğuna yerleşir.

Rüçhan,  kentin ışıkları etrafında dolaşarak, ressamların çoğunlukla sevmediği yapay ışığa yakınlaşıp onları ışıksız bir çizgiye dönüştürür. Gökyüzünün arı boşluğunda zaman ve mekanın birbirine tutunduğu an’da ortaya çıkan tablolarında “Dışarıda” olanın ışığını kapatır. Ortaya serdiği ışık, klasik kartpostal çerçeveleriyle çevrelenmiş  resminde, yansıma yapmayan, tüm tuvali aynı netlikte tutan düz bir aydınlıktır.

Bu tuvallerde, sözünü ettiğim aydınlığın sahnesinde, zaman zaman rol alan isimsiz ve tanımsız bir iki bina ile karşılaşırız. Işıklar, direkler ve tellerse “Dışarıda” adlı hikayenin kuşun kalemle boyanmış hissini çağıran nesneleridir.

1996 yılından bu yana ilk sergilerinde ve kendi kendine gönderdiği kartpostallarda, yalnızlık, yabancılaşma ve iletişimsizlik meselelerine odaklanan üretim dilinde; zaman ve mekan, varlığın sürdüğüne dair bir kanıttır. Şahinoğlu da bu kanıtı kullanarak bireyin kent yaşamında çoğalan tıkanıklıklarını uzun süre kartpostalların dilinden açmaya çalışır. Kartpostallarla yakınlaşan orası ya da orada olmak, buranın de gerçekliğini kapsar. Burası ve orası arasında kendine anlattıkları, kartpostalları gönderirken ya da tuvalleri yaparken  boşluğu dolduran sestir.

Dışarıda” adlı resimlerinde ise içerdeki tüm seslerin dışarıya taşındığını görürüz.  Çizgilerin birbirini takip ederek kavuştuğu sokak ışıkları, tüm teklikleri ile orada karanlığı bekleyerek dile gelmeyi isterler, yaptıkları tanıklığın  hiçbir zaman duyulmayacağını bilmeden.

Sıradan yaşam tecrübeleri içinde, kişiler için -birbirinden aynı ya da farklı- bilgiye dönüşüp yorumlanabilme potansiyeline sahip  nesneler, çoğu zaman bilgi temellidir ve günlük yaşam deneyimlerini içerir. Fakat aynı nesneler, sanatçı için; sanatçı özne –nesne –izleyici özne birlikteliğinde sıradan olandan koparak, düşünce ve düşüncenin ardındakilerle bilincin derinliklerine inerek, tekrar ve taklit olarak değil, sanatçıdan doğan yeni ve özgür bir yorumla kelimelere dönüşerek yeni bir düzeni temsil ederek metafora dönüşürler. Umberto Eco, metafor’u düşüncenin biçim ile açıklanması olarak görür.[1] Düşüncenin biçime dönüştüğü noktada sanatçısı tarafından seçilen nesneler, göstergebilimsel bir çözümle söylemek gerekirse, sanat eserini salt bir estetik nesne olmaktan çıkarıp, zihinsel bir sürecin biçimine dönüştürür.

Rüçhan Şahinoğlu’nun, kentli bireyin hikayelerine metafor olarak seçtiği sokak ışıkları ve elektrik direkleri de ait oldukları yerde değillerdir artık. Kentin tüm çokluğundan arındırılarak yeniden kurgulanan  bu elektrik  yüklü nesneler, taşıdıkları gerilimi orada bırakarak gelirler Rüçhan’ın tuvaline.

Onları resimlerken seçtiği sade anlatım, kentin içinde kaybolan yalnızlık hikayelerine götürürken izleyeni, birden bire karşınıza çıkan dev ruhsuz ve yersiz binalar, içinde yaşadığımız, çalıştığımız, uyuduğumuz aynılığa meydan okurcasına biliverir. Dönüşen kent yaşamının içine savrulan bireylerin metaforuna dönüşen ışıklar, trafolar, teller ve kimliksiz binalar, manzara resminin gerçek ve güzelliği buluşturduğu mekanına bugünden ve içimizden sert bir eleştiri  getirir. Ya da var olanı tüm çıplaklığı ile çizer. İçimizi ısıtan güneşli bir gün, dev dalgaları olan deniz, sakin bir göl, onun kıyısında verilmiş bir mola gibi klasik anlatımı takip eden manzaranın karşısına çıkan Rüçhan’ın manzaraları, bizi bizimle bırakan içimizdeki manzarayı çerçeveler.

Hep olanın ve tekrar edilenin aksine görülmeyen, hatta çoğu kez resimde estetik bir değer taşımayan bu nesnelere yüklenen anlam gösterilen ve gösteren ilişkisinin güçlü bir örneğidir.

Dışarıda”, dönüşen ve değişen kentte çoğalan yalnızlığı, çizgi ve renklerinin durağan ritmiyle tuvalde  “an” kılar.

 

[1] Umberto Eco, Açık Yapıt, Türkçesi: Nilüfer Uğur Dalay, İstanbul, Can Yayınları, 2000, s.79.

 

Bu yazı ilk kez, Ankara Siyah Beyaz Galerisi tarafından basılan, sergi gazatesinde yayımlanmıştır.

Daha fazla yazı yok
Lütfen bekleyin.

Bültenimize üye olun

Haber ve etkinliklerimizin bildirimlerini almak ister misiniz? Aşağıdaki kutulara e-posta adresinizi ve isminizi girin, ilk haberdar olan siz olun.
2018-01-16 21:11:23